Mavi Yeşil Ada : Samos

Türkiye'ye en yakın adalardan biri olması tercih sebeplerinden sadece biri. Temiz plajları, uygun fiyat ve iyi hizmet anlayışı da turistleri çekmekte etkili.

Samos ya da Türklerin verdiği adla Sisam Adası son günlerde oldukça popüler. Türkiye'ye en yakın adalardan biri olması tercih sebeplerinden sadece biri. Temiz plajları, uygun fiyat ve iyi hizmet anlayışı da turistleri çekmekte etkili.

 

NASIL GİDİLİR?

Samos'a Seferihisar'dan ya da Kuşadası'ndan kalkan feribotlarla gidebilirsiniz. Seferihisar'dan kalkan feribotlar Karlovasi Limanı'na, Kuşadası'ndan kalkanlar ise Vathi'ye yanaşıyor. Vathi'deki liman daha büyük, içinde freeshop var; Karlovasi Limanı ise küçük, freeshop yok, ama bilet fiyatları daha ucuz. Tercihinizi yaparken bunları dikkate alabilirsiniz. Geçen ay Kos'u anlattığım yazımda da bahsettiğim gibi kapıda vize uygulamasından faydalanabilirsiniz ama bunu pek önermiyorum. Adaya olan yoğun ilgiden dolayı feribottan inmek yaklaşık bir saat sürüyor, indikten sonra bir o kadar da pasaport kontrolü için bekliyorsunuz, hele ki vizeniz yoksa işlemlerinizi en sona bırakacakları için adaya adım atmanız öğleden sonrayı bulabiliyor. Bu yüzden vizenizi ayarlayıp gitmenizi öneririm. Ben Seferihisar'dan gitmeyi tercih ettim, feribot saati sabah 08:00’dı, yol yaklaşık olarak iki saat sürdü. Öğlen 12:00 civarında limandan ayrılırken iyi ki günübirlik gelmemişim diye düşündüm. Ben adada beş gün kaldım hem gezdim hem denizin tadını çıkardım, giderken herkes uzun olduğunu ve sıkılacağımı söylemişti ama bence bu ada için en az dört beş gün ideal.

 

NE YAPILIR?

Samos büyük bir ada ve toplu taşıma yaygın değil, bu sebeple adayı gezmek için yapılacak ilk iş bir araba kiralamak. Araç sayısı çok fazla olmadığından özellikle sezonda kiralık araç bulmak sıkıntılı olabiliyor, bu sebeple aracınızı gitmeden önce kiralamanız çok daha iyi olacaktır. Araç fiyatları günlük 30-35 Euro'dan başlıyor.

 

Eğer turunuzu günübirlik planladıysanız çok genel bir tur yapabilirsiniz. Ben feribot biletimi aldığım şirketten aynı zamanda bir günlük tur da aldım. Bu turun ücreti 20 Euro, Karlovasi'den hareket eden tur adanın güneyinden gidip kuzeyinden dönerek küçük bir daire çizdi. Önce iç kısımlarda yer alan Konteika, Platanos, Pirgos gibi dağ köylerinden geçtik, virajlı ama bir tarafta orman diğer tarafta deniz manzarasının eşlik ettiği keyifli bir yoldu. Bu köylerde Birgi'de olduğu gibi çok güzel evler bulunuyor. Daha sonra ilk molayı yine küçük bir dağ köyü olan Koumaradei'de verdik. Burada birazdan daha detaylı bahsedeceğim Pisagor bardaklarını ve başka pek çok hediyelik eşyayı üreten bir atölye var. Ayrıca yine güzel bir manzaraya sahip bir teras cafe mevcut. Buradan sonra Pythagoreio, Vathi ve Kokkari'ye uğrayarak Karlovasi'ye geri döndük. Siz de böyle bir tura katılabilir ya da araç kiralayarak benzer bir güzergahı izleyebilirsiniz.

 

Araç kiralama dışında size ikinci uyarım da siesta saatleri ile ilgili olacak. Çoğu zaman öğle saatlerinde açık bir dükkan bulmanız mümkün olmuyor. Hatta o saatlerde müzeler bile kapalı olabiliyor. Gezinizi planlarken buna da dikkat etmenizde fayda var.

 

Vathy/SamosTown

Samos'un başşehri olan Vathi/Vathy aynı zamanda SamosTown adıyla da biliniyor. Vathy Yunanca derin anlamına geliyormuş, sanırım denizin derinliğinden bu isim verilmiş. Vathi bir ticaret ve turizm şehri. Vathi'de liman bulunmasına ve büyük bir şehir olmasına rağmen çok ilgi çekici bir şey yok. Kordon boyunca yürümek ve yol üzerinde bulunan cafe ve restoranlarda vakit geçirmek yapabilecekleriniz arasında. Kahramanlık simgesi olan arslan heykelinin yer aldığı Pythagoras Meydanı, Arkeoloji Müzesi, Şarap Müzesi burada görülebilecek önemli yerler. Vaktiniz varsa ara sokaklardan şehrin tepe noktalarına çıkabilir, buralardan güzel fotoğraflar yakalayabilirsiniz. Ben görmedim ama Vathi'de özellikle liman çevresinde gecelerin gündüzden çok daha hareketli olduğu da söyleniyor. Bence buraya gezmek için bir iki saat ayırmanız fazlasıyla yetecektir.

 

Pythagorion

Vathi dışında Samos'un bir başka önemli yeri, adını ünlü matematikçiden alan Pythagorion'dur. Eskiden adı Tigani olan bu liman şehri adanın en güzel ve turistik yerleri arasında. Sahilde yürürken bir tarafınızda güzel tekneleri, diğer tarafınızda ise davetkar pek çok restoran ve kafeyi göreceksiniz. Burada denize girebilir, güzel bir yemek yiyebilir, alışveriş yapabilirsiniz. Uzun bir çarşısı var. Çarşıya girmeden önce bir kale ve çevresinde arkeolojik alan bulunmakta. Limanın sonunda yer alan Pisagor Heykeli'ni görmeyi ve önünde bir fotoğraf çektirmeyi de unutmayın. Pythagorion, Kokkari ile birlikte benim Samos'ta en beğendiğim yerler arasındaydı.

 

Pythagorion'a gelmişken yakınlarında bulunan Eupalinos Tüneli ve Hera Tapınağı'nı da görebilirsiniz. Bu iki yapı Unesco Dünya Mirası listesinde yer alıyor. Eupalinos Tüneli, adını mimarından alıyor. Samos'a su sağlamak amacıyla açılmış tünel, antik Yunan mimarisinin başarılı örneklerinden biri. Hera ya da Hereon Tapınağı ise en büyük Yunan tapınaklarından biri ama bugüne çok fazla bir şey kalmamış. Kalıntıların bir kısmı ise Arkeoloji Müzesi'nde sergilenmekte.

 

Kokkari

Kokkari kelime anlamı olarak arpacık soğanı demekmiş, eskiden burada tarımı yapıldığı için bu isimle anılmış. Şimdilerde ise adanın en popüler yerlerinden biri. Kokkari'nin küçük bir çarşısı var, onun dışında deniz kıyısında sıralanmış ve çok zevkli dekore edilmiş pek çok kafe ve restoran bulunuyor. Bunların bazılarının önünden denize de girebilirsiniz. Çok şirin evler, oteller ve dükkanlar mevcut. Adanın en canlı ve en güzel plajlarına sahip yeri denebilir Kokkari için.

 

Manolates

Manolates harika bir manzaraya sahip ilgi çekici turistik dükkanları olan, şarap üretimi ile de ünlü bir dağ köyü. Geleneksel taş evlerin rengarenk çiçeklerle bezendiği çok hoş sokakları var. Kokkari yolu üzerinde giderken tabelasını gördükten sonra dik ve dar bir yolda araçla yaklaşık 10 dakika (3 km) yukarı doğru çıkıyorsunuz. Çıktığınızda gördüğünüz manzara karşısında geldiğinize değdiğini düşünüyorsunuz. Manoletes'e ulaşım için araç şart, ben Karlovasi'den taksi ile gittim, sadece gidiş 25 Euro tuttu. Başta da belirttiğim gibi araba kiralamak en doğrusu. Burası güzel ama küçük bir köy, gezmek en fazla yarım saatinizi alır, alışveriş ederek ya da bir şeyler yiyip içerek burada birkaç saat geçirmeniz mümkün. Seramikten yapılan objelerin satıldığı çok güzel dükkanlar ve çok hoş kafeler, restoranlar var. Bence Samos gezisinde mutlaka görülmesi gereken yerlerden biri. Manolates yakınlarında yer alan Ambelos ve Vourliotes köylerine de uğrayabilirsiniz. Vourliotes köyü adını Urla'dan gelen mübadillerden almış.

 

Karlovasi

Vathi'den sonra adanın ikinci büyük şehri Karlovasi. Karlovasi bir ticaret ve liman şehri olmasına rağmen Samos'un diğer yerlerine göre biraz sönük ve sakin bir yer. Burada yapabileceğiniz çok fazla bir şey yok. Agia Triada Kilisesi'ne gidebilirsiniz. Agia Triada Kilisesi Karlovasi'nin en yüksek noktasında yer alıyor. Bu sebeple Karlovasi'yi tepeden gören eşsiz bir manzaraya sahip. Belli bir noktaya kadar araçla da gidilebiliyormuş. Ama performansınıza güveniyorsanız yaklaşık yarım saatlik yürüyüşle buraya ulaşabilirsiniz. Bunun dışında ara sokaklarda güzel evler ve kiliseler var, fotoğraf çekmeye meraklıysanız sokak içlerini gezmek mümkün. Sahilde ya da iç kısımda merkezde özellikle üniversiteli gençlerin rağbet ettiği kafe ve restoranlarda vakit geçirebilirsiniz. Karlovasi'de Yunanistan'ın Ege Üniversitesi'nin bazı bölümleri var. Her yerde olduğu gibi burada da üniversite çevresinde bir canlılık söz konusu. Potami plajları ve Potami Şelalesi ise Karlovasi yakınlarında vakit geçirebileceğiniz diğer mekanlar.

 

Potami Şelalesi

Samos için şelalesi olan tek Yunan adası deniyor. Potami Şelalesi Karlovasi'ye çok yakın, Potami plajlarının bitiminde yer alıyor. Yaklaşık 3 km ormanda yürüyerek ve bir kısmını da merdivenle tırmanarak hatta bir kısmını da yüzerek büyük şelaleye ulaşabiliyormuşsunuz. Ben vakit bulamadığım için deneyemedim.

 

Mytilini

Midilli'den gelenlerin yerleştiği bir yer. Ben Samos'tayken burada günlerce kontrol altına alınmaya çalışılan bir yangın çıktığı için görme imkanım olmadı. Burada bir Paleontoloji Müzesi varmış, ilginizi çekiyorsa listenize ekleyebilirsiniz.

 

Plajlar

Adada bir iki günden fazla kalacaksanız plajlarını keşfetmelisiniz. Kaldığım beş gün boyunca adanın kuzeyinden güneyine pek çok plajını görme fırsatım oldu. Genelde adanın kuzey kısmı çok rüzgarlı, dalgalı, kumsalı çakıllı ve deniz birden derinleşiyor. Bu yüzden daha sakin ve kumluk olan güneydeki plajları denize girmek için daha elverişli buldum.

 

Kuzeyde yer alan en güzel plajlar Kokkari çevresinde. Vathy'den Karlovasi yönüne doğru giderken sırasıyla Lemonakia, Tsamadou, Tsabou plajları yer alıyor. Bunlar içinde en bilineni Lemonakia, kelime anlamı küçük liman demekmiş. Kumsalı taşlı olsa da denizinin temizliği, güzel rengi ve çamların arasında yer almasıyla gördüğü ilgiyi hak ediyor. Tsamadou ise ününü plajın bir kısmının çıplaklara ayrılmış olmasına borçlu. Buradan yine Karlovasi'ye doğru devam ettiğinizde Avlakia, Agia Konstantinos ve Livadaki plajlarını görüyorsunuz. Zaten çoğu yan yana ya da birbirine çok yakın olan plajlardan birkaçını bir günde denemeniz mümkün. Karlovasi'ye en yakın plaj ise Potami'de. Karlovasi Limanı'nın oradan yaklaşık yirmi dakika hafif eğimli bir yolda yürüyerek en yakın plaja ulaşabilirsiniz. Yolda karşınıza çıkacak Agia Nikolas Kilisesi'nin terası manzara için çok ideal burada bir fotoğraf molası verebilirsiniz. Potami plajında güzel birkaç tane beach club var. Ben en yakında olan Hippys'e gitmiştim, ortamı çok güzel ama deniz inanılmaz dalgalıydı, kumsalı da çakıldı. Potami plajını ve şelalesini geçtikten sonra iki plaj daha var; Microseitani ve Megaloseitani (Küçük ve Büyük Şeytan). Bu plajlara yol yok ya patika yoldan yürüyerek ya da tekne ile gitmek mümkün.

 

Güneyde ise batıda Marathokampou bölgesinde güzel ve kumluk plajlar var. Ben Karlovasi'den Marathokampou'ya giderken ana yol yerine farklı bir güzergah tercih ettim, Leka ve Kastania köylerinden geçerek kuzeyden güneye indim. Yol biraz dar ve dik olsa da harika manzaraya sahip bu iki dağ köyünü görmek hoşuma gitti, size de öneririm. Marathokampou'ya gelince sırasıyla Ormos, Kampos, Psili Ammos (küçük) Limnioas sayılabilir. Psili Ammos bence ince kumu, uzun sahili ile adadaki en güzel plajlardan biri. Asıl meşhur Psili Ammos plajı doğuda yer alan, o büyük, bu bahsettiğim küçük Psili Ammos olarak biliniyor bu ayrıntıya dikkat edin. Adanın güney doğu kısmına gelirsek burada yine çok güzel plajlar karşımıza çıkıyor. Kerveli, Posidonio, Klima, Psili Ammos, Potokaki güneyde, adanın ülkemize bakan kısmında yer alan plajlar. Bunlardan Türkler arasında en popüler olanı Dilek Yarımadası'nı karşıdan görmesi, kum bir plajı ve sığ bir denizi olması dolayısıyla Psili Ammos.

 

Samos'ta bu kadar güzel plaj seçeneği varken ayrılmak ister misiniz bilmiyorum ama gelmişken başka adaları da göreyim derseniz Ikaria, Lipsi gibi adalara feribot seferleri var.

 

NE/NEREDE YENİR?

Bütün Yunan adalarında olduğu gibi Samos'ta da ülkemize kıyasla uygun fiyata taze ve lezzetli deniz ürünleri yiyebilirsiniz. Güneşte kurutulmuş ahtapot, kalamar, karides saganaki, pek çok balık çeşidi. Tabii bir de bu deniz ürünlerine eşlik eden mezeleri hem lezzet olarak başarılı hem de porsiyonları oldukça büyük. Kos yazımda da bahsettiğim gibi yemekleri bize oldukça benzer, hatta aynı. Musakka, dolma gibi bizimle ortak yemek isimlerini menülerinde görebilirsiniz, ama zaman zaman bu yemeklerin hazırlanışında ufak farklılıklar söz konusu. Musakkada beşamel sos ve peynir kullanılması gibi.

 

Ada genelinde sahilde bazen de iç kısımlarda lezzetli Yunan yemekleri ile Yunan müziklerinin keyfine bir arada varabileceğiniz pek çok taverna bulabilirsiniz. Geleneksel yemeklerle ilgilenmeyenler daha hızlı ve ucuz yemek tercih edenler için fast food yiyecek seçenekleri sunan pek çok cafe var.

 

Yunan salatasının vazgeçilmez peyniri feta ve Türk kahvesinin daha hafif, az telveli şekli olan Yunan kahvesi de tatmadan dönmemeniz gereken lezzetler arasında sayılabilir.

 

Samos'ta yemeklerin yanı sıra bir de şaraptan bahsetmek lazım. Samos şarabı dünyaca ünlü, özellikle muskat denen beyaz ve küçük taneli bir cins üzümden yapılan tatlı şarabı çok yaygın. Samos iklim olarak üzüm yetiştirmeye uygun olduğundan burada pek çok bağ var. Ağustos aylarında yapılan şarap festivali de ilginizi çekebilir.

Adada vakit geçirmek için en keyifli yerlerin başında Kokkari ve Pythagorion'un geldiğinden bahsetmiştim. Buralarda güzel yemek için de pek çok mekan bulabilirsiniz. Kokkari'de en çok önerilen yerlerin başında Meltemi Restoran geliyor, deniz kenarındaki konumu harika, lezzetleri de iyi ama denediklerim bana abartıldığı kadar başarılı gelmedi. Burada kalamar tava, kızarmış peynir, karides saganaki denemiştim. Poseidon ve Apollon, Kokkari sahilde deniz kıyısında yer alan diğer keyifli mekanlardan. Pythagorion'da ben yemek yemedim sahilde yer alan Corner Cafe'de bir frape molası verdim, hem konumu hem de frapesi harikaydı kesinlikle öneririm. Yemek yiyecek olsaydım listemde üç yer vardı; Remataki, Faros ve Tarnasas. Dondurma için ise Orange ya da Two Spoons.

 

Manolates'de yemek için iki yer önereceğim. Biri en tepe noktasında yer alan ve köyde yaptığınız yürüyüş boyunca her yerde bir okla yerini tarif eden Loukas. Zaten sadece meraktan o okları takip edip oraya çıkacaksınız, çıkmışken de güzel manzaraya karşı en azından bir içecek molası verebilirsiniz. Ben ev yapımı limonatasından içecektim ama yetişemedim, burada kabak çiçeği dolması denedim, çok lezzetliydi. Asıl yemeği ise köyün içinde küçük bir meydanda bulunan AAA Restoran'da yedim, burayı kesinlikle hem lezzet hem ilgi bakımından öneriyorum. Burada ızgarada yapılmış karışık ızgara, bonfile, Girit salatası, Yunan salatası hem sunum hem lezzet olarak çok iyiydi.

Marathokampou civarında denizini çok beğendiğim Psili Ammos'ta Flisvos Restoran'ın yemeklerini denedim. Sirke ve zeytinyağında marine edilmiş ahtapot salatası çok lezzetliydi. Bu bölgede Argo Taverna, Ormos'ta Stella denenebilir.

 

Karlovasi'de yeme içme mekanları iki bölgede toplanmış durumda biri liman çevresi, sahil yolu, diğeri ise merkez, üniversite çevresi. Sahil kısmında taverna, pizzacı, kafe gibi pek çok seçenek var, iç kısımda ise daha çok kafeler çoğunlukta. Ben Karlovasi'de hiçbir mekandan memnun ayrılmadığım için mekan adı öneremeyeceğim. Potami'deki Hippy's ve Cafe del Mundo popüler mekanlar, belki buraları deneyebilirsiniz.

 

NEREDEN/NE ALINIR?

Samos deyince akla gelen ilk hediyelik obje Pisagor bardağı. Samos Pisagor'un memleketi demiştik, bu bardağı da meclislerde şarap dağıtımının adil olması için Pisagor'un, bir rivayete göre de babasının tasarladığı anlatılanlar arasında. Bardağın özelliği, bardağa çizgiyi aşan miktarda şarap ya da herhangi bir sıvı doldurursanız fazlası akmaya başlıyor. Böylece herkese eşit miktarda dağıtılması sağlanmış oluyor. Bunun uygulamasını pek çok yerde show amaçlı gösteriyorlar. Almak isterseniz 5 Eurodan başlayıp bardaktaki işçiliğe göre fiyat artıyor. Hediyelik eşya tarzındaki bir alışveriş için en fazla seçeneği turistik bölgeler olan Pythagorion ve Kokkari'de bulabilirsiniz.

 

Bunun dışında özellikle Manoletes'te seramikten yapılmış, fiyatları yüksek ama çok zevkli objeler bulmanız mümkün. Adanın balı meşhur olduğu için bal ve Yunanistan'a özgü peynir çeşitleri de Samos'tan alabilecekleriniz arasında. İçki olarak ise tabii ki şarap ve uzo. Gıda ve içecek alışverişi için Pythagorion yolu üzerindeki Lidl süpermarket büyük ve uygun fiyatlı.

 

NEREDE KALINIR?

Limana yakın olması dolayısıyla pek çok kişi konaklama için ya Vathy ya da Karlovasi'yi tercih ediyor. Ben de bu tatilimde Karlovasi'de konakladım, otelim Merope'ydi, konumundan da kahvaltısından da pek memnun kalmadım. Karlovasi'de tekrar kalacak olsam denize daha yakın bir otel tercih ederdim. Ama Samos'a tekrar gidersem konaklama için Karlovasi yerine Pythagorion ya da Kokkari gibi daha canlı ve güzel plajlara yakın yerleri seçerdim.

 

Samos temiz plajları, yemyeşil doğası, tarihi dokusu, sakinliği, henüz çok turistik hale gelmemiş ve bozulmamış yapısı ile keşfedilmeye açık. Şirin evlerini, renkli dükkanlarını, bol oksijenli havasını, eşsiz manzarasını, sıcak insanlarını görünce eminim Samos'tan ayrılmak istemeyeceksiniz.

 

Müberra Bağcı

Instagram : egedentarifler