Bu Lezzetler Kaçmaz...!

Mövenpick Hotel İzmir Tadım Menüsü

Herkese merhaba. İzmir’in yıldızlı lezzetleri turumuza Mövenpick otelle devam ediyoruz. Geçtiğimiz günlerde Mövenpick otelin nazik daveti üzerine ekibide toplayarak bizim için hazırlanan menü tadımına katıldık. Şef Murat Yıldız’ınözenle hazırladığı tadım menüsünü okuduktan sonra hızlı bir başlangıç yaptık. “Yeme, içme aşkına” ekibi olarak zaten günlerdir açtık ve bu geceyi beklemiştik J

Açılışı “Hollandaisse soslu istiridye” ile yaptık. Sosun kıvamı çiğ istiridyeyi lezzetlendirmek için yeterliydi ve deniz kokusu hemen alınıyordu.

Menünün ilk bölümünde deniz mahsulleri ile “Sevilen İsabey Chardoney 2013” içtik.

“Taze yeşil kuşkonmaz çorbası” mevsim için iyi bir tercihti. Kasenin tabanındaki elma rendesi buruk ama tatlı bir lezzet katmıştı çorbaya.

Ardından “Mercan tartar” servis edildi. Deniz kokusunun yoğun hissedilmesi makbuldür fakat benim damak tadıma göre fazla geldi. Tabağın altına Urla enginarından carpaccio serilmişve çok yakışmış.

Deniz mahsulü menüsünde finali Morina balığı ile yapıyoruz. Tataki sos ve sebze turşuları ile servis ediliyor. Ülkemizde bulunması çok kolay olmayan bu balık türü oldukça lezzetli. Bu balığın yaşlanmayı geciktirdiği ve beyne iyi geldiği söylenir. Murat şef inanılmaz bir pişirme performansı sergilemiş ve bu balığın hakkını vermiş.

İkinci bölümde et menüsü var. Şaraplarımız değişiyor hemen. “Kavaklıdere Selection, Öküzgözü Boğazkere 2004” bu menü için iyi bir yerli seçim olmuş.Ardından Lemongrass granita içiyoruz, kıvamı çok iyi bizi tamamen sıfırlıyor ve et menüsüne geçiyoruz.

Sıra geldi “Atom Kokoreç”e. Sakatatı seven biri olarak doğal olarak kokoreçe de bayılıyorum. Şu anda tam süt kuzu sezonu yani yıl boyunca en güzel kokoreçleri yiyebileceğiniz mevsim. Şefimiz sihirli dokunuşlarla kokoreçin altına beğendi sermiş. Beğendi’nin içinde sakız var. Klasik servisin dışına çıkan bu sunumu çok beğendim ancak kullanılan urfa biber salçası biraz tuzlu geldi.

Uykuluk en beğendiklerimden oldu.Bir uykuluk bu kadar kıvamında pişer ancak. Yine klasik olmayan şekilde lezzetlendirilmiş. Öğütülmüş türk kahveleri ve girit kabağı uykuluğa hayat vermiş. Baskın tereyağı tadını ve kokusunu hemen alıyorsunuz. Ayrıca mor (kırmızı) soğandan yapılan turşu, bu yağlı lezzeti çok hafifletiyor. Uykuluk ile aynı anda ağzınıza atarak yemenizi tavsiye ediyorum.

Gecenin finalinde tatlıya geçmeden önce efsane bir “İncik” var. Bu yemek Kuzu göbeği mantar sotesi ve kaz ciğeri tavası ile birleşerek bir ahenk içinde yemeğin bütününü oluşturuyor. Yine tabağın tabanında oluşan bir katman var. Tane hardallı patates kreması yemeğe dolgunluk vermiş. Et o kadar iyi pişirilmiş ki suyunu tamamen içine hapsetmiş. Tam 12’den vuruyor bizi.

Kapanışı tatlı ile yaparak bu resitali üzülerek sonlandırıyoruz. Sahnede “Napollion” var. Limon ve beyaz çikolatalı mousse vanilyalı soslu. İçindeki nane tadı ferahlatıcı olmuş. Bizim için iyi bir kapanış oluyor.

Bu güzel tadım organizasyonu için bizi davet eden Mövenpick otele, Halkla ilişkiler müdürü Sn. Merih Yumlu ve harikalar yaratan genç şeflerden Murat Yıldız’a ayrıca tadımda katkı sağlayan Özgür Kaya ile Serhat Özdalgıç’a teşşekkür ederim.

 

Kutlu ÖZEMRAK

Yeme, içme aşkına

Facebook.com/yemeicmeaskina - Instagram : YEME_ICME_ASKINA