Mine Tugay Bu Ay Cesky Krumlov'da

Bu ay sizlere Çek Cumhuriyeti'nin Güney Bohemya bölgesine bağlı, küçük ama adeta rüya gibi kenti Cesky Krumlov'dan bahsedeceğim.

Rüya gibi diyorum çünkü Çek Cumhuriyeti'nin 1992 yılından beri UNESCO dünya mirası listesinde olmasından mütevellit restore edilen binalarıyla sizi içine çekiyor ve tarihin içindeki bir rüyaya isteseniz de istemeseniz de keyifle dahil oluyorsunuz. Komünizmin etkisindeyken harap ve gri olan halinden kurtularak estetik mükemmelliğine erişmiş bu kentin büyüsünden uzun bir süre kurtulamıyorsunuz.

 

Peki nasıl gideriz bu zamanın dondurulduğu, beş yüz yıldır hiç savaş görmemiş, barış ve huzur içindeki bu güzelim kente? Prag'dan karayolu ile Bohemya otobüsüne binerek yaklaşık üç saatte ulaşabilirsiniz. Otobüs şehrin içinde iki durakta duruyor; ilk durak kale, diğer duraksa şehir merkezi. Eğer trenle gitmeyi tercih ederseniz Prag'dan Hlavni Nadrazi istasyonundan her iki saatte kalkan bir tren var. Viyana, Münich ya da Salzburg'a yolunuz düşerse shuttle arabalarla üç-dört saatte gidebileceğiniz yolu göze alın ve hiç bozulmamış Orta Çağ kenti Cesky Krumlov’un gündüzüne veya gecesine şahitlik edin. Bir günde gezip bitireceğiniz bir biblo şehir olmasına karşın, bu atmosferi daha fazla yaşamak isterseniz kalınacak öyle pansiyonlar ve küçük oteller var ki, bu işletmelerin bir çoğu kentin içinde bir at nalı şeklinde yoluna devam eden Vltava nehrinin sesiyle eşlik edecektir gecenize. Biraz melankoli sevenler için ideal bir yer olduğunu söyleyebilirim. Nehrin sesini dinleyerek uyuduktan sonra eğer hava müsaitse nehirde kanolarla gezinti yapmadan dönmeyin derim ben. Benim içimde ukte kaldı benim maalesef ama sizin kalmasın!

 

Eski şehir meydanının (Namesti Svornosti) ortasında 1716 yılında vebadan korunmak için adak olarak yapılan Marian Veba sütunu yükseliyor. Meydandan Arnavut kaldırımlı daracık sokaklarda yürüyebilir, fotoğraflar çekebilirsiniz.

 

Kirletilmemiş, dokusu bozulmamış bir kentte yaşadığımız dünyanın özelliğini ve güzelliğini anımsayıp şehrin birbirinden güzel kafelerinden birinde kahvenizi yudumlayabilirsiniz. Sevimli küçük dükkanlarda alışveriş yapabilirsiniz, hediyelik eşyalar satın alabilirsiniz.

 

Kentin iki yakasını birleştiren Lazebnicky Most köprüsüne geldiğinizde zarif mimarisiyle karşınıza Cesky Krumlov kalesi çıkacak. Kale 13. yy'da Salzburg'dan çıkan tuzların ticaret yolunu güvence altına almak için yapılmış. Prag kalesinden sonra Çek Cumhuriyeti'nin ikinci büyük kalesi burası. 1250'li yıllarda Rosenberg ailesinin yakın bir akrabası olan Witigonenler tarafından Gotik, Rönesans ve Barok tarzda inşa edilmiş. Kalenin içinde manastır, tiyatro salonu, bira işletmesi gibi birimler de bulunmakta. Kale girişi ücretli olmakla beraber ziyaret tarihiniz nisan, ekim ayları arasındaysa kalenin içinde düzenlenen turlara dahil olabilirsiniz. Bu aylar dışında giderseniz eğer kalenin etrafını gezebilir, nefis fotoğraflar çekebilir ve bahçesini gezebilirsiniz.

 

Cesky Krumlov adı Almanca "Krumme Aue" kelimesinden geliyor, anlamı da; "çarpık çayır". 1253 yılında Crumlovia veya Crumlovium adı ile anılan kent 1309 yılından itibaren Cesky Krumlov olarak anılmaya başlamış.

 

Bu arada Egon Schiele bir süre annesinin doğum yeri olan bu kentte yaşamış. Benim her zaman daha uzun yaşasaydı neler yaratırdı diye merak ettiğim bir ressamdır Schiele. Çok erken, henüz 28 yaşında göçüp gitmiş bu diyardan. Resimlerdeki gizemli seslere kulak vermek isterseniz Cesky Krumlov'da bir çok sanat galerisi var, ziyaret edebilirsiniz. Egon Schiele adına açılmış olan müzeyi gezmeyi de unutmayın. Tekrar görmeyi umut ettiğim bir kenti anlattım sizlere. Bu ay benden bu kadar. Seyahatle kalın.

 

Mine Tugay

Actress

Instagram: minetugay

Facebook: minetugay

Twitter: Minetugay

minetugay.com