New York'a Hoş Geldiniz!

Derler ki; "Hayat siz planlar yaparken başınıza gelenlerdir." Bundan daha doğru bir laf edilemezdi bence. Hayat tam olarak da biz planlar yaparken başımıza gelen şeylerdi...

NEW YORK’A HOŞ GELDİNİZ

 

Derler ki; "Hayat siz planlar yaparken başınıza gelenlerdir." Bundan daha doğru bir laf edilemezdi bence. Hayat tam olarak da biz planlar yaparken başımıza gelen şeylerdi...

 

İki buçuk sene önce yolumun düştüğü New York maceram tam da böyle başladı benim. On bir saatlik, -yaklaşık beş film izlemiş olmama rağmen- ısrarla bitmeyen uçuşun ardından; yirmi üç yıllık hayatımda bir gün dahi ziyaret etme arzusu duymadığım, ufacık tefecik içi dolu turşucuk kıvamındaki Manhattan adasında buldum kendimi. Hiç pişman olmadım bu yolculuğumdan ya da yaptığım planlarla alay eden hayatın sunduklarından. Yirmi üç yıldır öğrenmediğim, bilmediğim kadar çok şey öğrendim iki küsur senede bu adada ve unutmadım; hayat biz planlar yaparken başımıza gelen, başımıza gelsin diye diretilen güzelliklerdi aslında.

 

Yıl 1524, 17 Nisan Manhattan adasının en alımsız, en çalımsız zamanları. Adayı ilk gören Avrupalı İtalyan Giovanni'nin (Giovanni da Verrazano) "Yok azizim çok rüzgarlı buralar, yerleşemeyiz; al geri al geri.’’ dediği dönemler. Nereden nereye tabii, ah sevgili Giovanni bak senin rüzgarlı dediğin ada ne hale geldi. Neyse olayın üstünden neredeyse beş yüz yıl geçti, Giovanni’nin ruhu şad olsun adanın iklim şartları aynen bıraktığı gibi.

 

Konumuza dönecek olursak; yeni yıl, yeni umutlar, yeni planlar derken, yolunu bizim adaya düşürmek isteyen dostlar olabilir diye düşündüm. İki kelam edip de sizi turistlik mertebesinden gerçek bir New Yorker mertebesine ulaştırabilmek için üç beş şey karaladım. Yolunuz düşerse aklınızın bir köşesinde dursun.

 

Manhattan'da hızlı yürümeyi, mevsime aldanmayıp sıkı giyinmeyi, yolunuz düşerse haber vermeyi, bir de eliniz boş gelmemeyi unutmayın; en olmadı bir paket fıstıklı baklava sardırın. Yeni yılda ve her yılda seyahatiniz bol olsun.

 

Ne Yiyelim?

Ufacık tefecik içi dolu turşucuk kıvamındaki Manhattan adasında kendinizi dünya mutfaklarının eline teslim etmeden önce, Amerika kıtasına ayak basmış olmanın hakkını verip güzel bir hamburgerle yemek serüveninize başlamanızı tavsiye ederim. Rockefeller Center'daki Bill'sBurger (Özellikle English Muffin ekmeğinde servis ettiği FatCatBurger'ı denenmeli.) ve tabii ki bir klasik olan FiveGuys uğrayacağınız mekanların başında gelsin. Amerikalıların bir diğer iyi yaptığı şey ise steakler. Ünlü Peter Luger ve KeensSteakhouse yüksek fiyatlarına ve türlü zorluluklarla ayrılan masalarına rağmen ziyaret edilmesi gereken lezzet mekanları arasında. Amerikan kahvaltı geleneğinin en güzel yanı bagelleri. Tercihinizi bir Yahudi şarküterisi olan Russ&Daughters'dan kullanmanızı şiddetle tavsiye ederim. Bir diğer Yahudi şarküterisi olan Katzs'ın pastırmalı sandviçi de denenmesi gerekenler arasında. Bir sabah uyandığında gerçek bir İngiliz kahvaltısı etmek, çayını da süt ile içmek isteyen dostlar olursa ilk tercihleri Greenwich'tekiTea&Sympathy olmalı. Downtown'a inmişken Chelsea Market'in deniz mahsulleri satan pazarına uğramadan, kocaman bir ıstakoza kendinizi adamadan çıkmamalısınız ki adet yerini bulsun. Asya mutfağı denemek isteyen dostların sakın sakın Çin mahallesine yolu düşmesin, 32. Caddede yer alan Kore restoranlarında Kore barbeküsü ya da Kimchi (Kore turşusu) pilavı yemenin keyfine doyum olmaz, benden söylemesi. Kore süpermarketlerinden alışveriş yapmak isteyenlerin de güzergahı 32. Cadde olmalı. Atıştırmalık uygun fiyatlı sushileri, Times'ın uzak köşesinde yer alan Wasabi adlı sushifastfoodçusundan temin etmek mümkün. Ramen sevenler de ünlü Momofuku'yu ya da TottoRamen'i listelerine eklemeliler. Onca yol geldik tatlı bir şeyler yemeyecek miyiz diyen dostlar için de Soho'da yer alan Georgetown Cupcake ve sağlıklı yoğurt kaçamağı için de Chobani birebir. Canı illa ki dayanamayıp Türk yemeği çeken dostları da Şipşak'a yönlendirmeden geçmek istemem. Kahvenizi de 5. Caddedeki RalpLauren giyim mağazasının üçüncü katında yer alan Ralph'sCoffee'de içersiniz, önemli değil sonra teşekkür edersiniz.

 

Nereye Gidelim?

Sakın sakın EmpireState binasına çıkmayın dostlar. Unutmayın Empire'a çıkınca Empire'ı göremezsiniz, Empire'ı göremediğiniz New York manzarasına da New York manzarası diyemezsiniz. O yüzden sizleri Rockefeller'a çıkmaya davet ediyorum. Bir yanda Central Park, bir yanda Empire'ı gördüğünüz manzara gerçek New York manzarasını oluşturacak. Gelmişken Central Park'ta yürümek, 11 Eylül anıtını görmek, Özgürlük heykeline çıkmak, High Line'da yürüyüş yapmak, Brooklyn köprüsünde turlamak, Times Square kalabalığında sürüklenmek gibi turistlik aktiviteleri hallettikten sonra sıra sanata gelecek. Sakın ola City Pass falan almayın. MetropolitanMuseum of Art'a, dilediğiniz ücreti ödeyerek; Moma'ya, Cuma günleri saat 15:00'dan sonra, Guggenheim'a; Cumartesi günleri ücretsiz girerek sanat turunuzu tamamlayabileceğinize inanıyorum. Kitap seven dostlar BarnesandNoble'ı hemen boş verin, UnionSquare'de yer alan Strand kitap evine sakın ola uğramadan dönmeyin; kitap sevmeyen dostlar siz de uğrayın nereden ne çıkacağı belli olmaz, demedi demeyin. En kötü günlerden cuma ise UnionSquare'da kurulan pazardan çilek, ekmek, ev yapımı sirke kıvamında şarap falan alıverirsiniz. Ziyareti bir haftadan fazla sürecek olan dostlara da Avrupai esintiler taşıyan Brooklyn'ninWilliamsburg ve Park Slope bölgelerine gitmelerini öneririm. Yalnız dikkat edin; Brooklyn'de yolunuzu kaybetmeyin, her yer güllük gülistanlık değil. 

 

Ulaşımı Nasıl Sağlayalım, Nerede kalalım?

Şehre gelir gelmez sınırsız metro kartları almayın dostlar, fark edeceksiniz ki Manhattan Adası dünyanın en düzenli şehir planlarından birine sahip. Kaybolma olasılığınız çok düşükken, şehirde her yere etrafı keşfederek ve yürüyerek gitmeniz çok olası. Nerede kalalım sorusuna gelecek olursak; Bronx, Harlem ve (Park Slope ve Williamsburg haricinde) Brooklyn'de kalmayın.  

 

 

Ne Alalım?

Her ne kadar Empire'a çıkmayın diye diretmiş olsam da Empire'ın dibinde 34. Caddede yer alan hediyelik eşya dükkanlarında dilemediğiniz kadar hediyelik eşya bulmanız mümkün. UnionSquare yakınında yer alan FlyingTiger mağazasından da, her ne kadar New York temalı olmasa da birçok uygun fiyatlı hediye bulabilirsiniz. Market alışverişi sevenler de WholeFoods ve TraderJoes’a girmeden dönmesin.

 

 

Buse Ünal

Instagram : outtolunchbebacksoon