Kraliçe Sesamos'un Cenneti : Amasra

Limanları, Manzarası, Balık Restoranlarıyla Batı Karadeniz'in Masalsı Güzellikler Diyarı : Amasra

Batı Karadeniz’in en güzel tatil beldelerinden biri olan Amasra, Bartın ilinin 16 km. kuzeyinde bulunmaktadır. İskitlerin bir kolu olan Amazonlar tarafından kurulduğu rivayet edilen Amasra’nın ilk adı, kraliçenin adı olan Sesamos’tur. Şehrin bugünkü hali, Büyük İskender’in baldızı olan İranlı kraliçe Amastrist tarafından kurulmuştur. Şehrin merkezinde bulunan Amasra Kalesi, Bizanslılar tarafından yapılmıştır. Kale şu an yarı yıkık durumda olmasına rağmen surları halen sapasağlamdır ve en çok da şövalye nişleri göze çarpar. Kalede kraliçe Amastris’in sarayı, su kemeri ve freskli iki küçük kilise kalıntısı bugüne dek varlığını korumaktadır.

M.Ö 12. yüzyıla dek uzanan tarihi geçmişiyle, sadece yerli turistlerin değil, yabancı turistlerin de büyük ilgi gösterdiği Karadeniz kıyı şeridi ve dağınık tepeler üzerine kurulu bir kasabadır Amasra. İki doğal limanlı bir yarımada üzerine kurulu olması ve yeşilin her tonunun bir arada seyredilebildiği muhteşem manzarasıyla, büyük şehrin kalabalığından uzaklaşmak isteyen herkesin her daim sığınağıdır.

Doğusunda bulunan ve “Büyük Liman” olarak adlandırılan koyu, denize girmek için en elverişli olanıdır. Batısındaki koya “Küçük Liman” denir, burada daha çok balık lokantaları ve çay bahçeleri vardır.

Her iki koyda da denize girilebilmesine rağmen, Küçük Liman’ın muhteşem manzarasında rakı-balık keyfi apayrı bir zevktir. Özellikle “Canlı Balık-Mustafa Amca’nın Yeri” ve “Sahil Balık Restoran”da denize sıfır, hafif bir serinlikte o muhteşem manzara eşliğinde meşhur “Amasra Salatası” yemeden Amasra’nın tadını almış sayılmazsınız.

Küçük Liman ile Büyük Liman arasında kalmış “Çekiciler Sokağı” ise dükkanların arka tarafındaki mini atölyelerde hazırlanan ahşap sanatkarlığının sergilendiği küçük bir çarşıdır. Daracık sokakta boydan boya ahşaptan yapılmış her türlü eşyayı bulabileceğiniz dükkanlar bulunmaktadır ve bu çarşı turistlerin en uğrak yerlerinin başında gelir.

Kısacası huzur bulmak, gerçekten dinlenmek istiyorsanız mutlaka Amasra’ya giderek hem doğayla bütünleşip hem de bütün yorgunluğunuzu üzerinizden atabilirsiniz. İster mütevazı otellerinde kalın, ister çok yaygın olan ev pansiyonlarından birini seçin ama illa ki günün birinde Amasra’nın havasını bir kez olsun bütün vücudunuzda hissedin.

 

Selen GÖKMEN