Sükûnet ve Huzur Arayanlara : Bozcada & Gökçeada

Ada deyince aklımıza yaz mevsimi, deniz, güneş gelse de aslında sonbahar ya da kış mevsiminde de adaların havasını solumak, tarihi zenginliklerin ve doğal güzelliklerin tadını çıkarmak mümkün.

BOZCAADA

 

Bozcaada eski adıyla Tenedos, kıyısına yaklaşırken sağ tarafta heybetli kalesi sol tarafta şirin evleriyle hayalimdeki gibi masalsı bir ada manzarası görüyorum karşımda. Adaya yaklaşırken gördüğüm boz rengin hakimiyeti ile adaya neden bu ad verildiğini anlıyorum.

 

Ada çok küçük olduğundan burada gezmek için arabaya ihtiyaç yok. Yürüyerek ya da bisikletle çok rahat dolaşabilirsiniz pek çok yeri. Ayrıca burada kaybolmanız imkansız çünkü neredeyse her sokağın sonu denize çıkıyor.

 

Bu mevsimde adalara gitmek ulaşım ve iklim açısından biraz sıkıntılı olsa da yazdan çok daha farklı, sakin, huzurlu bir ada göreceksiniz. Bu yazımda sizlere sezon dışında adalarda neler yapabilirsiniz onu anlatmaya çalışacağım.

 

ULAŞIM

Bozcada’ya ulaşmak için Geyikli İskelesi’nden yaklaşık kırk kırkbeş dakika sürecek bir feribot yolculuğu yapmak gerekiyor. Geyikli İskelesi’nde sezon dışında açık olan sadece bir iki küçük mekan var, burada feribotu beklerken bir şeyler yemek isterseniz tost, menemen, sigara böreği gibi birkaç şey dışında seçeneğiniz olmayacağını belirteyim. Sezon dışında feribot sıklığı az, biz 11:30 civarı iskeleye geldik ve en yakın feribot 14:00’daydı.

 

Adada konaklama niyetiniz yoksa gelir gelmez dönüş feribotunun saatlerini sormanızda fayda var. Sezon dışında sefer sayısı az, son feribot saat 17:00'daydı, bu yüzden bizim erken dönmemiz gerekti. Ayrıca feribot saatlerinde değişiklik olabiliyor, mesela feribot dolduğunda yarım saat erken kalkabiliyor. Bu yüzden dönüş saatine doğru iskele civarında olmak ve yapılan anonslara kulak kabartmak lazım.

 

NEREYE GİDİLİR?

 

Bozcaada Kalesi

Feribot ile kıyıya yaklaşırken gördüğümüz kaleyi karaya ayak bastıktan sonra yakından görmek istiyorum. Kaleden Bozcaada iskelesi harika görünüyor, tepeden Bozcaada’yı görmek isterseniz mutlaka kaleye çıkın. Kalenin içinde ne var derseniz, birkaç mezar taşı ve bir müzecik var. Müzecik diyorum çünkü içinde amphoralar olan küçük bir odadan ibaret bu kısım.

 

Bozcaada Müzesi

Hakan Gürüney’in kişisel çabası ile kurulan müzede adanın tarihi ve kültürel varlığına dair pek çok materyal yer alıyor. Çeşitli belge, fotoğraf ve objenin sergilendiği müze, adanın belleğini ortaya koyuyor. Müzeye giriş ücreti öğrenciler için 5, yetişkinler için 10 TL.

 

Meryem Ana Kilisesi

Rum mahallesinin ortasında yer alan bu kilise adada ibadete açık olan tek kilise. 1800’lerden kalma kilisenin çanı bir yangından sonra yenilenmiş. Kilise sadece pazar günleri açık. Ben gittiğimde kilise kapalı olduğundan içeri giremiyor, sadece dışarıdan fotoğraflayıp geçiyorum. Merkezde bulunan kilisenin bir tarafı Türk diğer tarafı Rum mahallesi olarak adlandırılıyor. Rum tarafındaki evler daha bakımlı ve fotojenik görünüyor.

 

Polente Rüzgar Tribünleri / Polente Feneri

Bozcaada rüzgar enerjisi üreten önemli yerlerden biri. Gezerken de fark ettik ki Bozcaada çok rüzgarlı bir yer. Buradaki değirmenlerle elektrik üretimi sağlanıyor. Bu tribünlerden sadece biri bile adanın elektrik ihtiyacını karşılayacak ölçüde elektrik üretiyormuş. Burada küçük bir tesis var, oturup manzarayı izleyebiliyorsunuz, özellikle gün batımında çok keyifli oluyormuş ama biz gittiğimizde açık değildi. Bu tesisin içinden geçen bir yolla fenere ulaşılabiliyormuş, buna da ancak akşamüstü izin veriyorlarmış. Bu yüzden benim fenere gitme imkanım olmadı ama batı burnunda yer alan bu fenere siz mutlaka gün batımına yakın bir saatte gidin, hatta yanınıza yiyecek, içeceğinizi de alın ki manzaranın keyfini tam çıkarın.

 

Aya Paraskevi (Ayazma) Manastırı & Ayazma Plajı

Rum Ortadoks cemaatine ait bu manastır ziyarete gittiğimizde kapalıydı, sadece özel günlerde ibadete açılıyormuş. Özellikle 26 Temmuz adadaki Rumlar için önemli bir tarih, bu tarihte burada yeme içmeli, danslı törenler düzenleniyormuş. Bu manastırın hikayesine gelince genç ve güzel Paraskevi bir delikanlıya aşık olmuş, babası durumu fark edince kızını bu manastıra kapatmış. Paraskevi bu aşk acısıyla ölmüş. Burada manastırın önünde tarihi bir çeşme ve çınar ağacı da bulunmakta. Ayazma Manastırından sonra sağlı sollu üzüm bağlarının yer aldığı bir yoldan Ayazma plajına iniliyor.

 

Göztepe

Adanın en yüksek yeri. Güzel bir manzara için biraz bozuk bir yoldan ya da uzun bir yürüyüşle (yaklaşık 3 km) çıkabileceğiniz bu tepeden adanın pek çok noktasını görebilirsiniz.

 

Köprülü Mehmet Paşa Camii, Alaybey Camii, Alaybey Hamamı, Yeni Kale adadaki diğer tarihi yapılar.

 

NEREDE/NE YENİR?

 

Fırın - Pastane - Cafeler

Çiçek Pastanesi: Adanın en meşhur yerlerinden bir tanesi. Eski bir fırın olan Çiçek’ten damla sakızlı kurabiye ve bademli kurabiye alabilirsiniz. Bademli kurabiye bizim Kavala kurabiyesi olarak bildiğimiz kurabiye.

Veli Dede: Yan yana iki dükkandan birinde reçel çeşitleri satılırken diğerinde kurabiye, pasta ve ekmek çeşitleri ile ilgi çeken bir fırın.

Ada Cafe: Gelincik şerbeti, gelincikli muhallebi, ada içeceği (adaçayı, soda ve buz), ge-zoz (gelincik şerbeti, soda ve limon). Gelincik reçeli, buzla servis edilen gelincik şerbeti yaz için daha uygun derseniz bu şerbetin sıcak suyla hazırlanan versiyonu da var. Polente ve Bakkal adada ilgi çekici cafe&barlardan.

 

Restoran - Balıkçı - Meyhaneler

Ada kültürü denilince akla tabii ki deniz ürünleri ve mezeler geliyor. Burada bir kısmı deniz kenarında, bir kısmı ise içeride çok hoş mekanlar var. Özellikle Rum mahallesinde sokak arasında kalan yerler daha çok Yunan adalarındaki tavernaları hatırlatıyor. Adada şu an çok az kalan Rum nüfusun yansımalarını buradaki mezelerde görebiliyorsunuz. Simyon, Battı Balık, Yakamoz, Mor Meyhane, Sandal, Asma6, Mavi Beyaz, Kuzina, Salkım öne çıkan mekanlar arasında. Birbirinden ilginç ve yaratıcı dekorasyonları, hoş müzikleri ve farklı menüleriyle bu mekanlarda güzel vakit geçirebilirsiniz.

 

 

 

Bağ Evleri

Bozcaada şaraplık üzümleri ve şarapları ile ünlü. Adada pek çok bağ, bağ evi ve şarap üreticisi var. Hatta eylül ayının ilk günlerinde bir de bağ bozumu festivali yapılıyor. Yine eylül ayında bir de yerel lezzetler festivali yapılıyormuş, adaya özgü yemekleri tanımak ve tatmak için eylül ayını not alabilirsiniz. Buradaki şarap evlerinde şarap tadımı yapabilir ve beğendiğinizi satın alabilirsiniz. Corvus Talay, Çamlıbağ, Ataol en bilinen şarap üreticileri.

 

NE ALINIR?

Şarap ve pekmez, sirke, üzüm suyu, üzüm reçeli gibi üzümle ilgili ürünler; başta domates reçeli olmak üzere gelincik, incir, nar gibi reçel çeşitleri, sakızlı ve bademli kurabiye, şişelenmiş gelincik şerbeti, üzüm, rüzgar gülü ve fener temalı hediyelikler alınabilecekler arasında.

 

NEREDE KALINIR?

Talay Bağları Konuk Evi, Patiska Bağ evi, Harmani Tatil Çiftliği, Siesta Otel, Limani Otel, Patalya Pansiyon gibi pek çok bağ evi, butik otel ve pansiyon seçeneği mevcut.

 

 

 

GÖKÇEADA

 

ULAŞIM

Bozcaada’da çok güzel bir gün geçirdikten sonra ertesi günü Gökçeada’ya (eski adıyla İmroz) ayırdık. Buraya ulaşmak biraz zahmetli, önce Çanakkale’den feribotla yaklaşık yarım saatlik bir feribot yolculuğu yapmak gerekiyor. Ardından Gökçeada’ya ulaşmak için Kabatepe’den tekrar feribota biniyorsunuz ve yol yaklaşık bir buçuk saat sürüyor. İki feribot arasında bekleme süresi de olursa zamanın epeyce bir kısmı yolda geçmiş oluyor.

 

NEREYE GİDİLİR?

 

Rum Köyleri

Gökçeada Rumların uzun zaman yaşadığı bir ada, dolayısıyla burada pek çok Rum köyü var. Kaleköy, Dereköy, Tepeköy, Zeytinliköy bunların başında geliyor. Kaleköy'de diğerlerinden farklı olarak artık yaşayan Rum yok. Kaleköy, önceki adıyla Kastro antik dönemden kalma bir yerleşim alanı. Burası eski bir Rum köyü ama şu anda burada yaşayan Rum kalmamış. Kaleköy’de pek çok kafe ve pansiyon var. Köyün tepe noktasında kale kalıntıları var, buraya çıktığınızda sizi muhteşem bir manzara bekliyor. Mutlaka oraya gidin ve fotoğraf çekin derim. Özellikle gün batımında daha da büyüleyici olacaktır. Buraya gelmişken bir de Aya Marina Kilisesini görebilir hemen önündeki kahvede bir mola verebilirsiniz.

 

Eski bir Rum köyü olan Dereköy’deki en ilginç detaylardan bir tanesi bugün de varlığını koruyan çamaşırhane binası. Şu an tabii ki eski işleviyle kullanılmıyor. Bir başka Rum köyü Tepeköy merkeze yaklaşık 10 km uzaklıkta. Nüfusu bir hayli az olan çok sakin bir köy. Burada aslen bu köylü olan Barba Yorgo’nun bir tavernası var. Bunun dışında bir de tarihi kilise mevcut. Zeytinliköy, gezdiğimiz Rum köyleri içerisinde bana en canlı gelen oldu. Burada karşılıklı çok şirin kahve dükkanları var. Bu kahvelerin bazıları sezon dışında kapalı. Bu bahsettiğim Rum köyleri şirin evleri ve dar sokakları ile özellikle fotoğraf çekmeyi sevenlerin bayılacağı yerler.

 

NEREDE / NE YENİR?

Gökçeada Ege mutfağına benzer şekilde deniz ürünleri ve zeytinyağı ağırlıklı bir mutfak kültürüne sahip. Tabii ki mutfakta Rumlara ait izler de var. Ben tadamadım ama cicirya adlı Rumlara özgü bir çeşit pizzayı bulursanız deneyin.

 

Gökçeada merkezde bulunan Merkez Lokantası oğlak tandırı ile meşhurmuş, ancak ben gittiğimde kalmamıştı. Bu yüzden bir başka iddialı lezzetleri olan ada köfteyi denedim, içinde ekmek kullanılmadan sadece soğan ve kıyma ile hazırlanıyormuş. Ada köftesi çok özellikli olmasa da lezzetli bir köfteydi.

 

Gökçeada’nın en bilinen lezzetlerinden bir tanesi badem kurabiyesi. Bu konuda da en bilinen marka Efi Badem. Merkezde yer alan Meydani Pastanesi’nden kurabiye dışında reçel, kahvaltılık sos, sabun tarzı yöresel ürünler de alınabilir. Meydani’nin ev yemekleri yapan bir de restoranı var, oğlak kapama ve sakızlı muhallebi buranın öne çıkan tatlarından.

 

İmroz Posedion, muhteşem bir manzaraya sahip, Kaleköy’ün tepelerinde yer alan bir restoran. Buraya özellikle gün batımı saatlerinde gitmelisiniz. Menüsü deniz ürünleri ağırlıklı.

 

Barba Hristo, Zeytinliköy’de sakızlı muhallebisi ve krem karameli ile ünlü bir tatlıcı. Yemek yedikten sonra ise güzel bir kahve keyfi için Kaleköy’de kilisenin hemen önünde kocaman bir çınar ağacının gölgesinde yer alan Mustafa’nın Kayfesi, Zeytinliköy’de bulunan Madamın Yeri, Nostos Cafe, Panayot, Orta Kahve önerebileceklerim arasında.

 

NE ALINIR?

Kaleköy’de bulunan İmroz’dan doğal ve mis gibi kokan sabunlar ya da sabunla hazırlanan banyo aksesuarları, çok doğal kokan kolonyalar (özellikle limon harika!) alabilirsiniz. Meydani Pastanesi’nden kutulanmış ve uzun süre dayanabilen badem kurabiyeleri sevdikleriniz için güzel bir hediye olabilir.

 

NEREDE KALINIR?

Merkezde konaklama için tercih edebileceğiniz pek çok apart ve pansiyon var ama bence Rum köyleri daha sevimli. Anemos Otel, Castle Butik Otel, Son Vapur Konukevi ön plana çıkan konaklama seçenekleri.

 

Ada deyince aklımıza yaz mevsimi, deniz, güneş gelse de aslında sonbahar ya da kış mevsiminde de adaların havasını solumak, tarihi zenginliklerin ve doğal güzelliklerin tadını çıkarmak mümkün. Sokaklarında dolaşmak, birbirinden güzel lezzetlerin tadına bakmak için bile adalara gitmeye değer. Özellikle fotoğraf meraklıları ara sokaklarda çok güzel kareler yakalayacaktır. Hangi mevsimde giderseniz gidin Bozcaada ve Gökçeada Rum ve Türk kültürünün kaynaştığı yaşantısı, güzel evleri, sokakları, üzüm bağları, el değmemiş koyları ile sizde unutulmaz izler bırakacaktır.

 

Müberra Bağcı

www.egedentarifler.com

Instagram: egedentarifler